OBEZİTE KRONİK BİR HASTALIKTIR
Toplam Haber:
select
  • Haberler
  • 22 Mayıs 2017 Pazartesi
  • 441 kez okundu.

Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyenlerinden Cansu Ilıkan; Bozulan yeme alışkanlığımıza bağlı olarak Obezite’nin arttığını söyledi.

Günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci önemli nedeni obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, bazı kanser türleri, solunum sistemi hastalıkları, kas-iskelet sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık probleminin oluşmasına zemin hazırlamakta, hayat kalitesi ve süresini olumsuz yönde etkilemektedir. 

Diyetisyen Cansu Ilıkan; biyolojik ve psikolojik faktörlerin yanısıra sosyoekonomik faktörler de  obeziteye neden olduğunu açıkladı.

Ilıkan; “Obezite; çevresel, genetik ve nörolojik etkenlere bağlı olarak gelişen ve birçok kronik hastalığa neden olabilen önemli bir sağlık problemidir. Son yıllarda özellikle teknolojinin gelişmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve yeme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte obezite prevalansında ciddi ölçüde artış meydana gelmiştir.

  Obezite kansere neden oluyor

 Obezite, hipertansiyon, dislipidemi, tip 2 diyabet, kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı için önemli bir risk faktörüdür. Bazı kanser türleri, eklem rahatsızlıkları, reflu, yağlı karaciğer, uyku apnesi, polistik over sendromu gibi rahatsızlıklar da yine obezite ile birlikte artmaktadır

Obeziteye biyolojik ve psikolojik faktörlerin yanında sosyoekonomik faktörler de neden olmaktadır. Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Obezite genel olarak vücuda besinler ile alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin, yağsız vücut kitlesine oranla artması ile açıklanan kronik bir hastalıktır. Obezite’nin birçok kronik hastalıkla yakından ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu nedenle Obezite’nin etkenlerinin ve tedavi seçeneklerinin iyi bilinmesi, obezite ve komplikasyonlarının ideal tedavisinin tespit edilebilmesi açısından önemlidir.

Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır.

 Kahvaltı yapmadan güne başlamayın

 Obezite tedavisinden önce Obezite’nin oluşumunu önlemek daha önemlidir. Obeziteden korunmada öncelikle sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteyi artırarak davranış değişikliği oluşturulmalıdır.

Diyetisyen Cansu Ilıkan; “Kahvaltı yapmadan güne başlanılmamalı yeme içme uykudan 2- 3 saat öncesinde bırakılmadır. Gün içinde kişiye göre 4-6 öğün beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Kişi 2 saatin altına 3 saatin üzerine çıkmayacak şekilde beslenmesine sağlıklı ara öğünler eklemelidir. Günde en az 3-4 porsiyon taze meyve ve sebzeler tüketmelidir. Bol su içmeye dikkat edilmeli içilen çay kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmadığı aksine diüretik olmalarından dolayı vücudun suya olan gereksinimini artırdığı unutulmamalıdır. Yapılan fiziksel aktivite artırılmalı günde en az 45 dakika yürüyüş yapılmalıdır. Fast food yeme alışkanlıklarından paketli gıdalardan uzak durulmalıdır.

 Tedavi süreci

 Obezite tedavisi ise bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezite’nin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir.